Aktüel

Yemek Biyolojik İhtiyaçsa Ayılar Neden Şişmanlamaz?


Sezer Aygün 23 Kasım 10:18

Doğru tahmin ettiniz. Konumuz ayılar değil. Fakat şişman bir ayı görmememizin nedeni kilolarını düzenleyen bir biyolojik sisteme sahip olmaları. Bu sistem ihtiyaç duydukları enerji için ne kadar yemeleri gerektiğini mükemmel bir şekilde içgüdüsel olarak dengede tutuyor.  Üstelik sadece ayı değil tüm hayvanlar bu şekilde fit kalabiliyorlar.  Bazı şişman kedi videolarının sebebi ise insan ile ilişkili. Yani insan ile dirsek temasına geçmiş bir kedi, sahibinin kilo almasının nedenleriyle aynı nedenlerden kilo alıyor. Peki insanda optimum ağırlığı dengeleyen sistem yok mu? Olmaz olur mu? Var elbette ama bu sistem biyolojik, genetik ve psikolojik faktörlerden alabildiğine etkileniyor. 

Biyolojik ihtiyaçlar

Vücut bir donanımsa hayatta kalabilmemiz için gereksinimlerinin düzenlenmesi de bir yazılım. Dolayısıyla tüm ihtiyaçların düzenlenmesine dair birçok yazılım beyinde mevcut. Fakat bahsettiğimiz nokta; yazılımlar genetik, biyolojik ve psikolojik olarak bazen raydan çıkabiliyor. Örneğin tokluk hissi olmadan doğan çocuklar veya anoreksiya nevroza gibi kendini ölene kadar aç bırakabilen bireyler var. Anoreksiya nevroza da kişi biyolojik olan bir ihtiyacının tüm kayıtlarını beyinden silme işlemi yapıyor.

Her ne kadar hayati ihtiyaç dahi olsa temelde yemek vücuda girmiş yabancı maddeler. Bu bilgi şimdilik bir kenarda dursun. Neden yemek yeme isteği gelir ona bakalım. Öncelikle bazı organlarda açlık hissiyle ilgili sinyaller oluşur. Bu sinyallere neden olan beynin yakıtı olan glikozun azalmasıdır. Mide boş olduğunda hipotalamusta gherlin hormonu salgılanır. Karaciğer kandaki glikozu takip eder. Glikoz (yani kan şekeri) seviyesi düştüğünde yine hipotalamusa sinyal gönderir. Bağırsaklarında açlığa bağlı hipotalamusla arasında bir sinyal ağı vardır. Son olarak yağ hücreleri de açlığa bağlı leptin adında bir hormon salgılar. Leptin seviyesi düştüğünde hipotalamus iştahı otomatik olarak artırır.

Yalnızlık mı açlık mı?

Bilim insanları, insanın hayatta kalması için on iki tane ihtiyaç olduğundan bahseder. Bunlar yeme, içme, oksijen, cinsellik, uyku, acıdan kaçma, boşaltım, sevme-sevilme, saygı, güvenlik ve kendini gerçekleştirme.  Abraham Maslow bu ihtiyaçları bir piramitte toplamış ve öncelikleri belirlemiş. Maslov'a göre piramitin en altında fiziksel ihtiyaçlar yer alır. Dolayısıyla biz karnımızı doyurmadan ve su içmeden "dur bi yalnızlığımı gidereyim" diyemeyen varlıklarız. . Fakat burada modern zaman insanı "biyolojik ihtiyaçlarımı hızlıca giderip ikinci basamağa çıkayım" diyemeyebiliyor. Yalnızlığa iten motivasyonunu yeme ile çözümlemeye çalışması gibi bir kısır döngü de açığa çıkarabiliyor.

Bel ve kalça birleşip aşağı doğru blok halinde iniyorsa bu bir süredir devam eden yeme tarihçesine bakma zamanı gelmiş demek olabilir.

Yemeyi neden kontrol edemiyorsun?

Yetişkinlerin yüzde 65'inin aşırı kilolu ya da obez olması hem psikososyal hemde genetik bir sorunun işareti gibi gözüküyor. Psikososyal açlık, yemek dışında uyaranlara maruz kalmak. Örneğin sinemaya gidince mısır ve yanında gazlı içecek almak gibi. Yeme eyleminin bu tarz sosyokültürel etkilerle baskın hale gelmesi insanın vücut görüntüsünden memnun olmaması sonucunu da oluşturuyor. Bu sonuçta döngüsel biçimde "stres halinde yeme" şekline de dönüşebiliyor.

Genetik olarak açlık faktörleri de bizden daha önceki nesilden alınmış talimatlar. Bu talimatlar vücuttaki yağ hücrelerinin sayısını ve enerjinin yakılma oranını belirliyor. Sayılarını miras yoluyla belirlediğimiz yağ hücrelerimizi eğer obez olmaz isek çoğaltmıyoruz. Hatta bu yağ hücreleri yağ yemeyi bırakıp zayıfladığımızda da küçülüyor. Miras yönünden zengin iseniz daha fazla yağ depolayıp ortalama insandan daha kilolu olabiliyorsunuz.

Asla tatlısız olmaz mı?

Vücudun devamlılığını ve sağlığını koruyabilmesi, dolayısıyla düzenini devam ettirmesi için bir dizi görevleri var. Daha önce yemek her ne kadar ihtiyaçta olsa vücuda yabancı bir madde demiştik. Bunun anlamı şu; sebebi her ne olursa olsun aslında her yeme eylemi vücudun ilgilenmesi gereken bir mesele. Ağıza alınan her lokmada bu görevlerin bir kısmı bırakılıp lokma ile ilgilenilmeye başlaması işleyen bir fabrikanın işine ara verilmesi anlamına geliyor. Bütün dünyada ciddi bir sağlık sorunu olan kiloyu engelleyebilmek için önüne geçilemeyen açlıklarda hangi sebepten yeme isteği oluştuğunun nedenlerine bakmak akıllıca bir seçim gibi duruyor.

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum