Kitap & Edebiyat

Kitap İncelemesi: Masal Masal İçinde


Gamze Erdem Özcan 17 Kasım 10:06

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirirt oynar iken eski hamam içinde... Bir varmış, bir yokmuş. Bu kez çocukluğunun masallarını derleyen Ahmet Ümit varmış, Komiser Nevzat yokmuş. Polisiye romanlarıyla okuyucusunun kalbinde taht kuran Ahmet Ümit, Masal Masal İçinde kitabını, gencinden yetişkinine herkesin beğenisine sunmuş.

Gözleri dolu dolu olmuş:

"Bazen düşünüyorum da, yaşam insanoğlu için bir armağan mıdır, yoksa ceza mı, çözemiyorum."

Masal Masal İçinde, masallar içinde bir masal kitabı. Ahmet Ümit'in kaleminin sadeliği ve duru anlatımını okurken hissediyoruz. Çocukluğunda annesinden dinlediği beş masalı birbirine bağlayıp bir masal olarak derlemiş. Birbirine bağlı bu masallar öyle ki okuyucuyu masalın içine çekiyor. Dolayısıyla kitap bitmeden yerinizden kalkmak istemiyorsunuz. Çünkü her biri diğerine bir kurguyla bağlanmış ve olay akışı hep canlı. Diğer bir deyişle Ahmet Ümit masal kitabı demiyor, yine yapıyor yapacağını. Cem Kızıltuğ ise resimlemesini öyle güzel yapıyor ki adeta masallara nakış nakış dokunmuş gibi...

Masal Masal içinde konusu

Kitap, birbirine bağlı beş masalın anlatıldığı altı başlıktan oluşuyor. Bir padişah ve vezirinin bir sebeple yola çıkması ve gittikleri her yolculuğun başka bir yolculuğa sebep olmasıyla yaşadıklarını anlatıyor. Her masal, bir insanın hatası ve sonucunda yaşadıkları üzerine. Her biri anlaşılması kolay, sürükleyici kurgular ve çarpıcı sonlardan oluşuyor. Masalların her biri ayrı bir ders niteliğinde. Okudukça insanın yaradılışı ve varoluşu üzerine düşündüm. Sonuç itibariyle anonim masallarda anlatılardan daha eskiden var olan insan, hep hatalarıyla ve sonuçlarıyla mücadele etmiş.

"İster padişah olsun, ister yoksul bir köylü, insanoğlunun bazı davranışları var ki hiç değişmiyor." demiş Padişah. "Sizin yaşadıklarınız bu davranışlara çok iyi birer örnek. Mesela sen, aç gözlülüğün yüzünden gözlerini yitirdin; Demirci paylaşmadığı için çok önemli bir fırsatı kaçırdı; Kuyumcu ise har vurup harman savurmanın bedelini çok ağır ödedi; Müezzin sabırsızlığı yüzünden sevdiği kadından oldu; Şapkacı kıskançlığı sonucu karısıyla oğlunun ölümüne yol açtı. Sizler insanoğlunun yapabileceği yanlışların canlı birer kanıtısınız. Hep yanımda kalmanızı, bana yol göstermenizi istiyorum."

Padişah ve veziri, önce sadece meraktan tebdili kıyafet, köradamın memleketine gidiyorlar. Kör Adam'la başlayan merak, sırrı merak edilen Şapkacı'ya, Müezzin'e, Demirci'ye, Kuyumcu'ya uzanıyor. Her biri kendi içinde bambaşka hayatlara başrollük ediyor. Padişahın seyahati, zincirleme bir sır perdesi aralama yolculuğuna dönüşüyor. En sonunda her birinden aldığı derslerle ülkesine çok iyi bir yönetici oluyor. Bunlar masalın kokusu, rengi, tadı, dokusuyla birleşince ortaya, masala ilgili genç, yetişkin herkese seslenen bir eser oluyor. Masal Masal İçinde, 15 yaştan 99 yaşa kadar tavsiye ettiğim bir eser. Eline alan herkes masalların büyüsüne kapılıp, okumaktan keyif alacaktır. Masal seven herkese hitap etse de çok küçük yaşlarda korkuyu besleyebilecek ve pedagojik olmayan bazı ögeler olduğu için okumak için 15 yaş üstü olarak altını çizme gereği duyuyorum.

Masal Masal İçinde nasıl çıktı?

Ahmet Ümit, bu kitaptaki masallarını annesinden dinlediğini, annesinin de bir masalcıdan dinlediğini söylüyor. Muhtemelen anonim masallardan yapılan derlemelerdi bunlar. Belki Binbir Gece Masalları'ndan da parçalar vardı içinde, belki Kelile ve Dimne'den. Yıllar sonra Antep'e baba evine gittiğinde, rastlantı sonucu annesinden tekrar dinliyor masalları. Masalların güzelliği karşısında şaşırıyor. Masalların gizemi, kurgusu, içerikteki yoğun anlatım onu çok etkiliyor. Üzerindeki etkiyi, "İnsanoğlunun kişiliğindeki temel özellikleri öylesine gerçekçi bir biçimde gözler önüne seriyordu ki, bu anlatım karşısında hayranlık duymamak olanaksızdı." cümleleriyle ifade ediyor.

Oldukça iyi bir anlatıcı olan annemin düş dünyasını katarak zenginleştirdiği masalları büyük bir keyifle yazıya döktüğümü belirtmeden geçemeyeceğim. - Ahmet Ümit

Masalları yeniden dinlediğinde, doğuya özgü masal anlatımının unutulması endişesiyle tekrar yazması gerektiğini düşünüyor. Masalların özüne dokunmadan Doğu'ya has masal geleneğininin karakteristik ögelerini, Batı'nın çok katmanlı anlayışıyla bir araya getiriyor. Yerel ile besleyerek, evrensel olarak da kabul görür bir başarı yakalıyor.

Polisiye kaleminin yanında masallar dünyasına da kapımızı aralayan Ahmet Ümit'e, bu masalları edebiyatımızda küllerinden doğurduğu için sonsuz minnetle...

Bu yazıyı kargala!
0 Yorum