Spor

Fenerbahçe Günlüğü: Corendon Alanyaspor Maçı


Serkan Yağcı 20 Eylül 13:59

Fenerbahçe bu hafta Kadıköy'de sahaya çıktı. Rakibimiz geçmiş yıllara nazaran kadro kalitesini az da olsa kaybeden, lige istediği gibi de başlayamayan ve üstüne geçen hafta aldığı MKE Ankaragücü galibiyetinin morali ile mabedimize gelen Corendon Alanyaspor idi. Bu maçın önemi, hocanın rotasyonu nasıl kurgulayacağı ve skor alabilirsek Arda’yı oynatıp oynatmayacağıydı.

Maç öncesi

Corendon Alanyaspor takımının 6 haftalık lig macerasını gözlemlediğimizde; oyunu her iki yönlü oynamaya çalıştıkları ancak bunu yaparken savunmada büyük zaaf yaşadıkları dikkat çekiyor. Ligin en çok gol atan ekiplerinden (6 maç-10 gol) biri olan Corendon Alanyaspor; bu istatistikte Galatasaray, Trabzonspor ve Medipol Başakşehir gibi lig sıralamasında kendinden önde olan rakiplerini geride bıraktı. Bunun aksine 6 maçta 10 gol yiyerek de bu alanda ligin en zayıf ekipleri arasına girdi. Kendi sahasında oynadığı Beşiktaş maçında 3 farklı skorla geriye düşmesine rağmen, rakibinin kırmızı kart görmesi ile son dakikada da olsa beraberliği almıştı. O maç bir kıstas olmamakla beraber Fenerbahçe karşısında da teslim olmaya gelmediği çok net. Hocamızın İlk 11 tercihi çok da şaşırtmadı ancak İrfan Can Kahveci'yi (İCK) gözümüz aradı. Yedek kulübesi de göz kamaştırıyordu. Güzel oyunla gelen 3 puanın getireceği -maç eksiği nedenli- gizli liderlik bizi bekliyordu.

Oyun

Oyun başlayınca bu sene nispeten bize göre zayıf rakiplere uyguladığımız amansız pres ve az da olsa şans faktörüyle golümüzü erkenden Rossi’nin sert plase vuruşu ile bulduk. Golden sonra rakip tepkisini koydu ve oyunu net bir pozisyon kaçırarak dengelemeye çalıştı. Bunda Emre Mor-Alioski ikilisinin -az da olsa- uyumsuzluğu etkendi. Ancak sanırım sabah kahvaltısı ve maç önü yemeğinde menüde ciğer vardı ki gene başladılar karşıyı presle boğmaya. Bu presin en büyük iki mimarı Arao ve Crespo. Artık Hacivat ile Karagöz misali ayrı düşünülemez olma yolunda ilerliyorlar. Kırk beş binden fazla taraftar önünde, muazzam bir presle kazanılan korner organizasyonu sonrası Arao’nun topuğu, son zamanların skorer stoperi Gustavo’nun kafasına al da at asisti olunca maç koptu. Crespo önderliğinde Arao desteği ile Rossi’nin göze çarptığı pres gene sahayı etkisi altına almıştı. Bir ara benim de başım döndü; prese stoperlerimizin de katıldığını görünce.

Hazır stoperlerden laf açılmışken TSL standardına göre uyum sağlandıkça savunma hattımız (özellikle bu maç özelinde Ferdi’nin kademeleri ile) gittikçe oturuyor. Takımda stoperler dahil herkes ayağına hakim ve Jesus'un bile isteye yaptığı oyuncu seçimleri nedeni ile ayağa pas oyunu oluyor. Bence takımın en iyi stoperi Szalai. Ancak uzun top atmaması gerektiğini hoca ona hatırlatmalı. Çünkü çoğu hedefini bulmuyor.

Presin prensi Rossi

Dönelim gene müthiş presimize. Rossi sanki bana "Senin prensin İCK olsa da; ben de bu presin prensiyim." diye sahada haykırıyordu. Sanırsın ki takım 3 gün önce zor bir yurt dışı deplasmanından gelmemiş de günler sonra kuzu görmüş aç kurt misali gibiydi. Valencia'nın hız ve gayretine laf söyleyemeyiz ancak bencilliği ve yetenek kısıtlılığı da göze çarpıyordu. İlk yarının sonunda sahada çok isteksiz ve etkisiz görünen Pedro’nun tek hareketi penaltıyı da getirdi ama klas golcü atamadı. Hala hazır değil. Bir an önce toparlanmalı. Bu muazzam takımın forvetine bu formsuzluk (penaltıdan bağımsız) yakışmıyor. İlk yarıyı; gene inanılmaz pres ile kazanılan topla başlayan atakta, zor ve düzgün bir vuruşla gelen Crespo’nun golü bitirdi. Uzun zaman aradan sonra ilk yarıdan maçı aldığımız garantilenmiş oldu.

Bu saatten sonra beklentimiz Arda’nın oyuna girmesi ve sakatlık olmadan milli araya girmekti. İkinci yarı da aynı şekilde gayretli oyunumuz ile başladı. Bu arada Ennar’in verimsizliği ve Pedro’nun hazır olmayışı çok göze battı. Corendon Alanyaspor zaten olayın şaşkınlığını üzerinden atamadığı için hafif konfüze halde sahada geziyordu. Tam bu esnada rakibin oyundan iyice düştüğünü ancak kendi takımının da sahada heyacanını yitirdiğini gören kurt bakışlı hocamız; soğuyan bujileri ateşlemesi için Rossi-Emre Mor/İCK-Lincoln değişikliklerini yaptı ve kalemi kırmış oldu.

Crespo’yu izlerken sağ bacak arka adaleme kramp girdi ancak Crespo hala durmaksızın koşuyordu ve Enner’in boş kaleye attığı golün ilk topunu presle çoktan kapmıştı. Arkasından da İCK, prens olduğunu bir kez daha gösterdi. Hemen ardından oyuna giren gözbebeğimiz Arda; kendisi gibi sonradan oyuna giren Batshuayi’ye al da at pası verdi. O da Beşiktaş JK’dan kalma alışkanlığı ile çok net pozisyonu harcadı. Açıkçası forvetlerimizin bu hali, gelecek için bende endişe yarattı. Kalan sürede skor değişmedi ancak bu karşılaşma en rahat izlediğimiz maçlardan biri olarak hafızalarımıza kazındı.

Maç sonrası

Fenerbahçe taraftarı olarak bu oyunu özlemişiz. Zira hırs, müthiş stad atmosferi, hocanın maçı yaşaması, şartlar ne olursa olsun (deplasmanda 2-0 geriye düşme, penaltı kaçırma, gol yeme, vs.) oyunu moral bozmadan oynamaya çalışma ve seyirciyi de yavaştan buna inanmaya alıştırma… Hepsi tek seansta, Kadıköy Şükrü Saraçoğlu sinemasında, yönetmen Jorge Jesus önderliğinde.

Eskiden özel sohbetlerimizde veya sosyal medyadan renktaşlarımızla olan Fenerbahçe muhabbetlerimizde daha çok taktik, ilk 11 seçimi ve maç içi değişiklik tartışırdık. Çok kez bunları neden konuştuğumuza cidden anlam veremediğimi, bu işlerin hocanın işi olduğunu anlatırdım. Bizlerin taraftar olarak sadece maçı izleyip takımımızı desteklerken heyacanlanma/sevinme/üzülme üçgeni arasında olmamız gerektiğini belirtirdim. Ne mutlu bize ki artık sadece maç izleyip; "bu Fenerbahçe hocaları neden doğru işleri doğru zamanda yapmıyor?" diye sinir krizlerine girmiyoruz.

Kısacası hocamız var ve umalım da iç ve dış etkenlerle engelleyip adamı küstürmesinler. Fenerbahçe artık bir hoca ve sistem takımı olma yolunda devasa adımlar atıyor. Bir önceki maçtan 8 farklı isim sahada ama ne oyun şablonu ne takım disiplini ve ne de takım hırsı değişiyor. Jesus, kısır iç çekişmelerin esiri olan Türk futboluna adeta hocalık ve futbol dersi veriyor. Oynanan oyun bir ara benim başımı döndürdüğü gibi Corendon Alanyaspor’un hocasının da başını döndürmüş olmalı. Zira maç sonunda, "ilk yarı biterken yediğimiz penaltı golü bizi oyundan kopardı" benzeri bir açıklama yaptı. Rakibi ümitsizliğe iten, konsantrasyonunu bozan oyun oynadığımız aşikar.

Arda konusu çok hassas

Gelelim Arda konusuna. Bu konuda "vardır Jesus'un bir bildiği" dedik. Arda muazzam bir yetenek ve gelişmesi lazım. En azından fizik olarak… Dün kaptırdığı toptan sonra pozisyonu kovalamaması nedenli Jesus'tan yediği fırça, olayı net anlatıyor. Ben hocaya o konuda da güveniyorum. Arda’yı bizim düşündüğümüzden daha da ileri bir seviyeye getirecektir. Taraftarın üzerine düşen ise oyuna alınması hususunda özellikle iç sahada tezahüratla baskı yapmamasıdır. Zira şu kısa zamanda anladığım kadarıyla Jesus, bunlardan etkilenmediği gibi "patron benim" mesajı da vermek isteyebilir. Hem Arda hem de taraftar cephesine... En güzeli taraftar olarak Arda-Jesus ikilisinin ilişkisine dışardan müdahale etmemek.

Maçın adamı; ilk golde yaptığı presin, 3. golünün ve 4. golde yine pres ile topu takımımıza kazandırmasının haricinde, bitmek bilmeyen enerjisini takıma yansıtan, -isminin önünde Hernan olmasa da- bizim Crespo’muz idi. Uzun lafın kısası son yılların en güzel oyunlarından biri ile Kadıköy’e yakışan bol gollü galibiyet milli araya rahat girmemizi sağladı. Lige verilen bu arada, milli takımlarına giden futbolcularımızın sağlam dönmesi, özellikle forvet hattımızın form tutarak ezeli rakibimiz Beşiktaş JK ile oynanacak ilk maçımıza daha hazır girmesini diliyorum.

Bu yazıyı kargala!
5 Yorum
Sarılaci
Sarılaci
17:30 @ 20.09.2022
Gerçekten çok objektif bir gözle seyretmissiniz özellikle arda ile ilgili yorumlarınıza tamamen katılıyorum
dormicum35
dormicum35
17:54 @ 20.09.2022
çok güzel bir analiz... teşekkürler
chacal
chacal
19:57 @ 20.09.2022
Sayın Yağcı yazılarınızı büyük bir keyifle okuyoruz. Milli maç arasını fırsat bilerek transfer dönemi çöplerine ayırmanızı istiyor, merakla bekliyoruz. Selamlar...
kemal71
kemal71
22:08 @ 20.09.2022
Yazınızı zevkle okudum yenilerini heyecanla bekliyorum.
Dronac
Dronac
10:16 @ 23.09.2022
Yine keyifle okuduğum yorum????????????????
Bu yazar henüz KargaPost paylaşmadı.