Sinema & TV

"Pera Palas'ta Gece Yarısı" İncelemesi • Tüm Detaylar


Netfix'in merakla beklenen Türk Yapımı Pera Palas'ta Gece Yarısı ilk bölümü ile beğeniye sunuldu. Büyük beklentileri karşılamak zordur. Pera Palas'ta Gece Yarısı ilk bölümü ile bu beklentileri karşıladı mı? Karavan ile bu hafta bu sorunun cevabını arayacağız.

Pera Palas'ta Gece Yarısı dizisinin konusuna geçmeden önce dizinin Charles King tarafından kaleme alınan Midnight At The Pera Palace isimli kitaptan uyarlama olduğunu belirtelim. Ana karakterimiz Esra isminde bir gazeteci. Esra mesleğinde ses getirmek isteyen, görünenin ötesini, büyük hikayeyi yazmak isteyen bir gazeteci. Sıradaki yazma konusu ise Pera Palas. Çünkü otelin 130. yılı ve Esra'nın özel bir röportaj yapması gerekmekte. Esra röportaj yapmak için otele gider. Orada kendisini otel müdürü Ahmet karşılar. Ahmet tüm oteli detaylıca Esra'ya anlatır. Esra eve gitmek için hazırlık yapar ama yağmur eve gitmesine izin vermez. Ahmet Bey de "Sizi bu gece otelde ağırlayalım" der. Elbette Esra bu teklifi reddetmez. O gece otelde kalır ve başına inanılamayacak olaylar gelir. Kendisini geçmişte bulur.

PERA PALAS'TA GECE YARISI

Benzer dizi önerisi 22/11/63

Pera Palas'ta Gece Yarısı dizimizin konusu hakkında detaylara girmeden önce konunun bana 22/11/63 isimli Stephen King romanı ve kitaptan uyarlama diziyi anımsattığını belirteyim. O dizide de bir zaman yolculuğu ile önemli bir suikastın önlenmesi söz konusuydu. Diziyi çok sevmeme rağmen birinci sezonunun devamı gelmedi. Umarım Pera Palas'ta Gece Yarısı'nın akıbeti aynı olmaz.

Pera Palas'ta Gece Yarısı'nı detaylıca irdelemeye başlamadan önce uyarmalıyım ki karavan yolculuklarına aşina olanların bildiği gibi yine mümkün mertebe sürpriz bozan vermeyeceğim. Dizinin fragmanlarında ve tanıtımında anlatıldığı doğrultuda, fikir sahibi olduğunuzun bir tık üstünü sizlere sunacağım. Fazlasını yazıp tadınızı kaçırmayacağım.

Dizinin başında Esra odasında konaklarken garip bir anahtar görür. Anahtarı incelerken saat gece yarısını vurmaya başlar. Yer sallanır, gök gürler. Esra deprem olduğunu zanneder ve önlemini alır. Sallantı bitince soluğu lobide alır ama o da ne? Lobideki herkes farklı giyinmiştir. Etrafını incelediğinde ise lobinin de farklı olduğunu görür. Daha sonra gözüne asansör çarpar. Günümüzde kullanılmayan asansör çalışıyordur. Lobideki gazeteye bakınca olanları anlar. Esra 1919 senesine gitmiştir. Lobide gördüğü kişiye ise inanamaz. İki masa ileride Mustafa Kemal Paşa oturmaktadır.

Geçmişe gitmek hep problem yaratır

İzne ayrılan müdür Ahmet, kan ter içerisinde uykusundan uyanır. Ters bir şey olduğunu anlar ve soluğu otelde alır. Geçmişteki Esra'yı bulup otelde odaya çeker. Ahmet, Esra'dan otelin gizemini bildiğini düşünüp şüphelenir. Tam şüphelerinin yersiz olduğunu anladıklarında banyoda bir ceset görürler. Ölmemesi gereken bir kişi ölmüştür. Onun tarihteki yeri ise çok önemlidir. Tesadüfe bakın ki ceset ile Esra'nın benzerliği yadsınamaz. Ahmet, zaman geçmeden Esra ile geldikleri zamana dönmek isterler ama başaramazlar. Bunun üzerine tamamlamaları gereken bir iş olduğunu anlarlar.

Bu yüzden Esra, cesedin kimliğine bürünüp onun bitirmesi gereken işi tamamlamaya çalışacaktır. Bu amaçta kendisine Ahmet yardım edecektir. Karşısına elbette büyük zorluklar da çıkacaktır. "Bakalım Esra görevini yerine getirebilecek mi?" diyelim ve sürpriz vermeden bitirelim.

Ahmet, Esra'ya otelin odalarını tanıtırken Atatürk'ün odasına geldiklerinde bir hikaye anlatıyor. Özellikle Peride isimli bir genç kadını ve onun Mustafa Kemal Paşa'yı suikastten kurtardığını vurguluyor. Esra da geçmişe gidince ve cesedin Peride olduğu anlaşılınca, Esra'nın hangi suikastı önlemesi gerektiğini anlıyoruz. Merak edenler için söyleyelim. Gerçekte Peride isimli bir kadın yaşamamış. Yani karakter tamamen kurgusal.

Daha önce zaman yolculuğu -yani döngü- temalı dizileri listelemiştim. Bu ve benzeri dizilerde, zamanın çizgisel değil döngüsel olduğu konusunda fikir sahibiydik. Bu yüzden dizide karşımıza çıkan ve aslında bir tane olan nesneleri tekrar gördüğümüzde şaşırmıyoruz. Çünkü kaybettiysen veya bir şey lazımsa geçmişe gidip yenisini alabiliyorsunuz değil mi?

PERA PALAS'TA GECE YARISI

Oyuncu seçimleri çok başarılı

Dizinin konusundan hakkında yeterince bahsettik. Biraz da oyuncular hakkında konuşalım. Öncelikle Esra ve Peride'ye hayat veren Hazal Kaya ile başlayalım. Böyle dizilerde yani birden farklı karakterin canlandırıldığı yapımlar zordur. Çünkü genelde karakterlerin kişilik yapıları farklı olur. Pera Palas'ta Gece Yarısı'nda da aynı olmasa da benzer bir durum var. Esra yetimhanede büyümüş, hayattı tek başına yaşayan birisi. Başına buyruk, hayat dolu. Biraz ağzı bozuk, kibar ama fevri hareketleri var. Bu noktaya kadar Hazal Kaya bize hayatın zorluğunu yaşamış genç bir kızı olması gerektiği gibi sunuyor. Diğer tarafta ise Osmanlı'nın asil ailesinde yetişmiş yine başına buyruk ama burnu havada olan Peride var. Hazal Kaya onu da bize en güzel şekilde sunuyor. Ayrıca Esra'nın, Peride yerine geçince anne sevgisi görmemiş bir kişinin anne olunca yaşadığı bocalamayı da çok güzel canlandırıyor.

Halit karakterine can veren Selahattin Paşalı da -en son Kulüp dizisinde karşımıza çıkan kötü adamı Fırat Tanış gibi- çok güzel oynamış. Çünkü arada karakter oynamak gerçekten çok zordur. Halit, bu duygularınızı sonuna kadar canlı tutacak.

Tansu Biçer, Pera Palas'ta Gece Yarısı dizisinde müdür Ahmet olarak karşımıza çıkıyor. Otelin gizli gücünü bilen, otele hakim yönetici rolüne bürünmüş resmen. Ayrıca kendisi zamanda seyahat uzmanı olarak Esra'ya yol gösteriyor.

Benim "keşke biraz daha önemli bir rolde görseydik veya keşke ekranda daha uzun süre kalsaydı" dediğim karakter ise Reşat oldu. Çünkü Engin Hepileri'yi çok severim.

Son bir parantez ise Yasemin Szawlowski -yani Sonia- için açmak istedim. Oyuncunun duruşunda bile bir asillik, bir aristokratlık var. Role çok güzel bürünmüş.

Mustafa Kemal Paşa sahneleri

Ben, kitaplarımdaki Mistik Konağım ve onun koruyucuları fantastik sanıyordum. Sonuçta Mistik Konak'ta da epeyce gizemli oda ve onları korumakla yükümlü koruyucular var. Sanırım Pera Palas'ta Cinayet'i hem bu yüzden hem de Mustafa Kemal Paşa vurguları yüzünden daha çok sevdim. Çünkü az da olsa paşanın İngilizlere verdiği derslere şahit olduk.

Pera Palas'ta Cinayet dizisinin özellikle son bölümlerinde derbent-i hakikat vurgusu vardı. Buna bir de geçmişin kurcalanırsa geleceğin bozulacağı eklendi. Zaten ikinci sezonu merakla bekletecek şekilde de final yaptı.

Pera Palas'ta Cinayet en uzun yazım oldu. Şöyle özetleyeyim: Esra, Pera Palas hakkında yazısını yazarken -Her şey bir hikaye- diye yazmıştı. Sonuçta Pera Palas'ta Gece Yarısı da güzel bir hikaye ve ben de bir masal öğretmeniyim. Umarım masalımı beğenmişsinizdir.

Bu yazıyı kargala!
2 Yorum
Sudee
Sudee
14:10 @ 05.03.2022
Twitter da rast gele gördüm.Dozunda inceleme olmuş.Çok hoşuma gitti.
Koray Haktanır
Koray Haktanır
18:46 @ 06.03.2022
Sanatçılar ve dekor için kutluyoruz. Figüran bolluğu yaratmanın zorluğunun da farkındayız. Ancak Amerikan dizilerindeki "fuck you" lardan bıkmışken bari böyle bir hikayede bu tür küfürleri duymasaydık. Ağzı bozuk zamane kızlarının hepsinin kızınca bunları söylemediğini biliyoruz. Bu hikayeye ve ortama daha uygun kötü sözler bulabilir senaristler diye düşünüyoruz. Dizi karakterlerinin biryandan gençlere model olduğunu da unutmayın lütfen.